İçeriğe geç
23 Ekim 2026, CumaHakkını bil, haklısın bil.
Sendika Akışı

ESM'den energiye yönelik yapısal dönüşüm tepkisi

TBMM KİT Komisyonu'nda TPAO, BOTAŞ, Eti Maden ve TEİAŞ için planlanan yapısal dönüşüm hazırlığına ESM sendikasından tepki geldi. Sendika, sürecin özelleştirme anlamına geldiğini vurgulayarak kamulaştırma çağrısı yaptı.

TürkAta Haber Ajansı 1 dk okuma

ESM'den energiye yönelik yapısal dönüşüm tepkisi

Enerji ve madencilik sektöründeki stratejik kamu kurumlarının yönetim yapılarında köklü değişiklikler öngören hazırlık, sendikaların tepkisini çekti. TBMM Kamu İktisadi Teşebbüsleri (KİT) Komisyonu görüşmelerinde, Türkiye Petrolleri Anonim Ortaklığı (TPAO), Boru Hatları ile Petrol Taşıma AŞ (BOTAŞ), Eti Maden ve Türkiye Elektrik İletim AŞ (TEİAŞ) için yeni bir yasa taslağı üzerinde durulduğu belirtildi. KESK'e bağlı Enerji, Sanayi ve Maden Kamu Emekçileri Sendikası (ESM), bu adımların özelleştirmelerin önünü açacağı uyarısında bulundu.

TürkAta Haber'de yayınlanan habere göre, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakan Yardımcısı Nevzat Şatıroğlu, söz konusu kuruluşların küresel rekabet gücünü artırmak ve verimliliği yükseltmek amacıyla yeniden yapılandırılacağını ifade etti. Şatıroğlu'nun, yapısal dönüşüm sürecinin ilk olarak TPAO ile başlayacağını belirttiği aktarıldı. ESM ise bu yaklaşımın kamu yararı yerine şirket kârını önceleyeceğini ve stratejik güvenlik riskleri doğuracağını savundu.

Sendikanın Merkez Yönetim Kurulu açıklamasında, enerji ve madenciliğin ulusal ekonomik bağımsızlık için kritik olduğu hatırlatıldı. Özel sektör mantığıyla yönetimin toplumsal faydayı zedeleyeceği belirtilen açıklamada, "Bu kurumların özel sektör kâr mekanizmasıyla yönetilmesi, toplumsal fayda yerine ticari kârın öncelenmesine ve stratejik güvenlik riskine yol açar" denildi. ESM, son otuz yılda küresel ölçekte yaygınlaşan özelleştirme politikalarının bu stratejik alanları piyasa dinamiklerine teslim ettiğini vurguladı.

ESM, madencilik ve enerji sektörlerinin kâr maksimizasyonu odaklı özel sektör anlayışıyla bağdaşmadığını belirterek, "Bu iki hayati sektörde kamuculuğu savunmak, sadece ekonomik bir tercih değil toplumsal adaleti, iş güvenliğini, doğayı ve geleceğimizi koruma mücadelesidir" ifadelerini kullandı. Sendika, ihtiyaç duyulanın hantal bürokrasi değil; liyakat, şeffaflık ve hesap verebilirlik ilkelerine dayanan, çalışanların ve halkın söz sahibi olduğu bir kamuculuk modeli olduğunu kaydetti.

TürkAta Haber Ajansı
Türkiye Sendika Platformu

Okumaya devam et